Kemaliye Apçağa Köyü Tarihi
Bu ad çağlayan su
anlamına gelir. Apçağa Kemaliye Köyleri içerisinde kültür ve tarih
zenginliği ile önde gelen bir yerleşim birimidir. Geçmişi ilçenin
tarihi ile eş değerdir. Apçağa ilçeye uzaklığı 5,5 Km.dir.
Kuzeydoğusunda köyün ismini taşıyan Apçağa dağının eteklerinde
kurulmuştur. doğal güzellikleri mesire yerleri, bahçeleri ve bağ
evleri ile tam bir tatil beldesidir.
Birinci Dünya Savaşı
öncesi Apçağa altın dönemini yaşamıştır. Ticari yaşam çok parlak
dönemine erişmiş, köy 750-800 hanelik bir yerleşim birimi olmuş, 50
adet çalışır dükkan 4 sarraf, 5 fırın, 1 hamamla ticari
faaliyetlerini sürdürerek köy küçük bir kent canlılığı kazanmıştır.
Gurbetçiliğin başlamasıyla ticari yaşam bir durgunluk sürecine
girmiş, o eski ihtişamlı yıllar geride kalmıştır. 1850 yıllarına
kadar Eğin'e bağlı bir bucak merkezi görevini sürdüren Apçağa,
Sarıçiçek Köylerinin yönetim merkezi görevini yüklenmiştir. O
dönemde bölgede 2 kadı varmış. Bunlardan bir tanesi de Apçağa
Kadısıdır (Bu günkü DGM). Köyden bir çok tahsilli insanlar yetişmiş
ve bunlar yurdun dört bir yanına dağılmışlardır. Köyün kültür
varlıklarının başında gelen camii, 1627 yılında Malkoç Ağa
tarafından yaptırılmış, minaresi daha sonra Dayı Ağa tarafından 1694
yılında inşaa ettirilmiştir. Bu camii zaman içinde ihtiyaca cevap
veremediğinden 1853 yılında köy halkının ortak çalışmalarıyla
bugünkü görünümüyle yeniden yapılmıştır. Bu değeri çok üstün bulunan
tavanları, çevrenin hiç bir köyünde bulunmayan oymacılık sanatıyla
süslü, ahşap görünümüyle dikkatler çeken camii, 1971 yılında
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce minaresi ve çatısı yapılarak yeniden
ibadete açılmıştır. Apçağa Köyü Camii Şerifinde bulunan Sakalı
Şerifi Bekgilin Hüseyin Efendi adındaki şahıs Mısır'da görevli iken
getirmiştir. Kemaliye ilçe sınırlarındaki 4 camiden biridir.
Selçuklu yapısı Tarihi Köprü, Apçağa Köyü kültür değerleri
arasındadır. Yine kültür varlıklarını oluşturan Çeşmeler, Apçağa
Köyünün en değerli hazinelerindendir. UNESCO tarafından tarihi
kentler listesine alınan Kemaliye'de, Apçağa Köyü Tarihi Evleri,
Çarşısı, yolları ve camisi ile özel bir ilgi çekmektedir. eski
fırının yıkılıp yerine yeniden yapılan tesisler yörenin mimari
özelliklerini taşıyacak olması bakımından ayrı bir özellik
taşımaktadır.
Apçağa Köyü, Avludüzü (Emilli),
Orta, Avludüzü, Aşağı, Yukarı, Ottaş, Kemeraltı, adlarıyla bilinen 6
mahalleden kuruludur. 1930 yılında köyde 62 emekli memur
bulunmaktaydı. Yapı işleri ustaları da özellikle Apçağa Köyü'nde
yetişirdi. Apçağa'nın okuma-yazma oranı %99'dur. İlköğretim okulu
açık olup, sağlık evi mevcuttur. Köye ait önemli yatırımlarda Özden
Tesisleri hizmete açıktır.
Apçağa Köyü
Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği, Çeşitli etkinlikler ve köyün
kalkınması için faaliyetler göstermektedir. Yapılan bağışlarla,
köyün ihtiyacı olan fırın ve sosyal tesislerin yapımınıda üstlenmiş
bulunmaktadır. Ayrıca Kemaliye'de yapılan Taşyolu ve Başpınar
Köprüsü gibi imar çalışmalarına da katkıda bulunmaktadır.
Köy tüzel kişiliğine ait
İstanbul'da kirada bulunan bir dükkan ve dernek faaliyetlerinin
yürütüldüğü Lokal Apçağa Köyü'nün hizmetindedir. Son yapılan nüfus
sayımı sonuçlarına göre; Apçağa'da 120 hane ve 300 nüfus yerleşik
olarak bulunmaktadır. Eğin Türkülerinde Apçağa Dağı'nın da büyük
önemi vardır. Bu dağ, Eğin'li hanımlara ilham kaynağı olmuş, gurbet
duygularını hep bu dağa bakarak sergilemişlerdir.
Bu ilham
kaynağına örnek bir şiir;
Apçağa Dağında kar baran baran,
Yüreğimi bağladı dert ile verem,
Yokmudur oradan mürekkep kalem,
Yaza gönderesin bir kuru selam.
Apçağa Dağı'nı kar geldi bastı,
Dedim ki şad olan gam geldi bastı,
Deli gönül sılasını arzular,
Sılanın yolunu sel geldi bastı.
Apçağa Dağı'nı buza döndürme,
Yakıp ciğerimi köze döndürme,
Söz vermiştin yaz bahara gelirim,
Mevla’yı seversen güze döndürme.
Apçağa Dağı'ndan kar ister
gönlüm,
Ayvadan usandım nar ister gönlüm,
Hasretliğe tahammülüm kalmadı,
Nazlı yar elinden gül ister gönlüm. |